Seveyim mi seni?

Sana üşüdüğümü söylüyorum. Çocukmuşum da sanki çamura çıplak ayaklarımla  
basmışım soğuk bir kış gününde. Annem mi geliyor sen mi geliyorsun koşarak
biraz da kızgın? Annem mi sen mi?
Üşümüşüm diyorum... Ben üşümem
biliyorsun. Oysa üşümüşüm. Buz tutmuş ellerim. Bak parmaklarımın ucuna.
Saçaklardan sarkan ve dikkat edilmesi gereken buz sarkıtları gibiler.
Üşümüşüm diyorum.
Isıtacak mısın?
Seveyim mi seni?
Sana estiğimi söylüyorum. Ucuz bir şarabın berbat tadı ile yaptığı iş
arasındaki uçuruma düşüyorum eserken. Beni basınç farkları getiriyor sana.
Eserken belki eski diye belki de es es es ki ki ki diye bağıran kekeme bir
rüzgar oluyorum. Tadını değiştiriyorum dokunduğum yaprağınSeveyim mi seni? sürtündüğüm
toprağınSeveyim mi seni? arasından geçtiğim saçların. Dağlar üzerinden gelen kaynağı
belirsiz bir esintiyim.
Eseyim mi?
Seveyim mi seni?
Sana geldiğimi söylüyorum. Ayaklarımı nerde bıraktım bilmiyorum. Bir telefon numarası gibi ezberliyorum kilometreleri. Aramızda üç tane iki... İki yüz
yirmi iki. Ayaklarımı düşürdüğüm yerde her zaman senin kokun.
Telefon direkleri eşlik ediyor banaSeveyim mi seni? bulutlar benimle geliyorSeveyim mi seni? çizgi halinde bir
toprak benimle geliyorSeveyim mi seni? sincapların endişesi benimle... Çok konuşan bir
yolcunun sustuğu yerin yanındayım. Yalnız sana geldiğimi söylüyorum.
Geleyim mi?
Seveyim mi seni?
Sana sustuğumu söylüyorum. Susmak derinlere inmek değil midir? İçerden konuşmak? Ancak içerden yanıtı olmak? Susmak dibe sarkıtılmış bir ağ değil
midir? Ateşi saran oksijen?
Sana sustuğumu söylüyorum... Dut yemekle süt
dökmek arasında bir yerde olduğumu... Kedi ya da bülbülden birini yeğlemek
değil midir susmak? Yalnızlığında kendini avlamak değil midir dudaklarını
kapamak?
Kapayım mı dudaklarımı?
Seveyim mi seni?
Sana gördüğümü söylüyorum. Olanlarla olabilecekler arasındaSeveyim mi seni?
görülebileceklerle görülenler arasında düğüm atıyorum. Gördüklerim
parantezler içinde geziniyor. Görmediklerimi ise sen evlatlık alıyorsun
belki isteyerek belki istemeyerek.
Ellerini gördüğümü söylüyorum. Uyanmışlar
beden eğitimi yapıyorlar bedenimde. Gözlerin bir şiirin ilk karalaması gibi
açılmıyor mu? Seni gördüğümü söylüyorum. Ama gözüm kapalı göreceğim. Kapat
gözlerimi...
Göreyim mi?
Seveyim mi seni?
Sana sevdiğimi söylemiyorum. “Bana sevdiğini söylemeSeveyim mi seni? beni sev” diyor şair.
Aşk bana inan(a)mıyor... Ben aşkı yalnız tanımlıyorum.
“Üşüdüysen esSeveyim mi seni?
Geldiysen susSeveyim mi seni? Gördüysen sev” diyor rüyama nerden girdiği belli olmayan ak
sakallı bir ihtiyar.
Derin anlamlar arıyorum söylediklerinde sevgiye dair.
Belki de üşüyorumSeveyim mi seni? belki esiyorumSeveyim mi seni? belki geliyorumSeveyim mi seni? belki susuyorum ve belki
görüyorum seveyim mi seni der gibi.
Seveyim mi seni?
Seveyim mi seni?



Asi'den: pek alinti yapmam aslinda beni takip edenler bilir, bazen iste kendimi icinde kaybettigim yazilar oluyor, onlari tasiyorum bloguma ve sizlerlede paylasmak istiyorum, bu yazida onlardan biri, bastan sona (c)alinti.. Yazan bilinmiyor ama emegine, yuregine saglik... degilmi??


Sevgimle

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !